|
 |
©
BeKa
|
|
Aman Of Türküsüne Aşık Olan Genç Kızın Öyküsü
Genç bir kız Ruhi
Su’nun »Aman Of« türküsüne aşık olur ve hergün dinlediği uzunçalar
çizilince birgün plakçıya gider yenisini ister. Yaşlı adam biraz aradıktan
sonra »Aman Of« türküsünün uzunçalarını bulup genç kıza verir. İçerideki
müşterilerden takım elbiseli siyah gözlüklü iki kişiden biri genç kıza, »Bu
plağı almayacaksın. Alırsan senin için iyi olmaz. Bak burada bir sürü başka
müzik var, onları dinle« der.
Genç kız durumu farkeder ve »Ben bu plağı alacağım, neyi dinleyeceğimi de
ben karar veririm« der. Alır uzunçaları eve gelir. Pikabı açar iğne
uzunçalara dokunmadan kapı çalınır.
Genç kız kapıya doğru gider,
kapıdakiler dükkandaki iki siyah gözlüklü adamdır. Siyah gözlüklüler içeri
girip pikabı, uzunçaları, etrafı kırıp dağıtırlar. Çıkarken genç kıza, «Bir
daha bu plağı çalarsan, çaldığına pişman olursun« diye tehditler savururlar.
Genç kız ertesi gün yine plakçıya gider aynı uzunçaları alır dışarı çıkar.
Karşı kaldırımda yine iki siyah gözlüyü görür ve hızlı adımlarla kalabalığın
içine karışır atlattığını düşünerek. Eve gitmemeyi, sahile gidip orada
dinlemeyi düşünür ama pikap evde, genç kızın yeni pikap alacak kadar parası
yoktur. İşte aşk bu, ille de »Aman Of« türküsünü dinleyecek genç kız.
Belki ucuz bir pikap bulurum umuduyla bir eskici dükkanına girer. Eskicide
birkaç hurda pikap varsa da genç kız, kurma kolu yarı da kırık oldukça
yıpranmış eskimi eski bir gramofon görür hemen alır ve heyecanla sahilin
yolunu tutar. Epey uzaklaşır. Sahildeki kalabalık gitgide azalır, aşıkları
ve gizli aşkları da geçer, kocaman bir dağın eteğinde tenha bir sahile
gelir. Deniz, kum, gramofon, uzunçalar ve genç kız, başkası yoktur. Genç kız
uzunçaları alır gramofonun üzerine koyar kurma kolu çevirir ve iğneyi
uzunçalara dokundurur.
»Aman ooooof aman of of«
Genç kız kollarını açıp etrafında dönerek oynamaya başlar.
Gidiyorum gidemiyorum
Az doldur içemiyom
Yandım aman öldüm aman
Sen benden geçtin ama
Ben senden geçemiyom vay
Dalgaların sesi de bu aleme karışır. Bir çocuğu öpercesine usulca ıslak
dudaklarıyla ikide bir dokunur genç kızın ayaklarına dalgalar. Genç kız
kollarını rüzgara kaptırmış döne döne oynarken siyah gözlüklü adam, kızın
kolundan tutar. Biri genç kızı döverken diğeri gramofonu, uzunçaları kırıp,
üzerinde Ruhi Su’nun resmi
bulunan kapağı da yırtıp denize atar ve yine tehditlerini savurup olay
yerinden uzaklaşırlar. Uzunçalar yavaş yavaş denizin maviliğine inerken,
gramofon ve Ruhi Su suyun üzerindedir .Ağzı burnu kanlar içinde kalan
genç kız eğilip suda yüzünü yıkar ve suyun üstünde ikiye ayrılmış Ruhi Su’nun
resmini ve gramofonu görür. Genç kız denize girer dalgaların üzerindeki
gramofonun yarı kırık kurma kolunu çevirip, iğneyi mavi suya dokundurunca,
»Aman oooooof, amman off off
Oyna sevdiğim oyna
Bu dünya kalmaz böyle
Yandım amman, öldüm amman
Bu sevdanın sonu yok
Gel yavrum doğru söyle vay«
Türkü denizden gelmeye başlar. Dalgalar
sahile vururken genç kız tüm acılarını unutarak kollarını açıp denizin
ortasına doğru oynayarak gider. Artık hiçbir güç Ayıramaz genç kızı suyun
türküsünden.
Mehmet Gürz
|
|
|
|